“Cep Herkülü”nün Türkiye’ye getirilmesini sağlayan Rasim Arda’nın vatandaşlık hasreti sona erdi

Dünya halter tarihine adını altın harflerle yazdıran, olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu “Cep Herkülü” lakaplı Naim Süleymanoğlu’nun Türkiye’ye gelmesinde önemli rol üstlenen Rasim Arda’nın 55 yıllık Türk vatandaşlığı hasreti son buldu.

Bulgaristan’da doğan ve o dönemde Türklere yapılan baskılara dayanamayarak 17 yaşındayken Türkiye’ye iltica eden Rasim Arda (72), 3 yıl kaldıktan sonra çalışmak için gittiği Avustralya’nın vatandaşı oldu.

Melbourne’de düzenlenen Dünya Halter Şampiyonası’na katılan Naim Süleymanoğlu’nun 1986’da Türkiye getirilmesi sürecinde önemli rol oynayan Arda, sporcunun özgürlüğüne giden yolun kahramanları arasında yer aldı. Süleymanoğlu’nun hayat hikayesini ve Türkiye’ye getirilişini anlatan 2019 yapımı “Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu” filminde de Rasim Arda’nın öyküsü oyuncu Renan Bilek tarafından canlandırıldı.

Avustralya’da yaşadığı için kesintisiz 5 yıl Türkiye’de ikamet edemeyen Arda, Türk vatandaşlığını alamadı. Durumdan haberdar olan 27. Dönem Bursa Milletvekili Mustafa Esgin’in de girişimiyle ocak ayında yapılan başvurunun ardından Rasim Arda, Türk vatandaşı oldu.

Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı teslim edilen Arda, Türkiye’ye iltica ettiği 17 yaşından beri hayalini kurduğu vatandaşlığa 55 yıl sonra ulaştı.

Naim’in kaçış öyküsü

Rasim Arda, AA muhabirine, Kırcaali göçmenlerinden olduğunu ve o dönemde Türklere yapılan baskılardan dolayı 17 yaşında Bulgaristan’ı terk ederek Türkiye’ye geldiğini söyledi.

Türkiye’de 3 yıl durduktan sonra Avustralya’ya gittiğini belirten Arda, Bulgaristan’da Türklere yapılan baskıları duyurmak için fırsat kolladığını, bir arkadaşının yönlendirmesiyle Naim Süleymanoğlu’yla tanıştığını aktardı.

Naim Süleymanoğlu’nun Türkiye’ye kaçma konusunda ilk başlarda endişeli olduğunu anlatan Arda, şöyle konuştu:

“Bulgaristan’daki ailesi için endişe ediyordu. Kaldığı otele gittim. ‘Bulgarların dikkatini çekmesin’ diye onu başka birilerine çağırttırıyorum. Sordum ona, ‘Bak bu sefer seninle 4-5 gün vaktimi harcayamam. Kalıyor musun, kalmıyor musun?’ dedim. Fakat şöyle bir durum vardı. Uzun sene Avustralya’da yaşadığım için şivem ne Bulgaristan şivesine benziyor ne de Türk şivesine benziyordu. O da ‘Bulgar ajanı mı’ diye benden şüpheleniyordu. ‘Rasim ağabey, kusura bakma benim böyle bir niyetim yok’ dedi. Ben sinirlendim biraz ‘Artık seninle uğraşamam ben. Senin bana yalvarman lazımken biz sana yalvarıyoruz’ dedim. Sırtımı döndüm. ‘Dur, dur. Seni deniyordum. Buradan ölüm döner ben dönmem’ dedi. Ondan sonra ‘Geri kalanı bize bırak’ dedim. Arkadaşlarla oturduk, konuştuk. Kaçırmayı biz yaptık.

Arkadaşlarla beraber kaldığı otele gittik. Bulgarlar benim evimi bildiği için iki üç araba değiştirip Türk arkadaşlara teslim ettik. Onlar 3-4 gün sakladılar evde. Ozan Arif’i tanıyordum. O zaman Almanya’da yaşıyordu. Arkadaşlar onunla irtibata geçti. O da Alparslan Türkeş ile Alparslan Türkeş de Turgut Özal ile iletişime geçti. Artık konsolosluk bizimle ilgilenmeye başladı. Araba ve korumalar verildi. Ondan sonra da filmde gördüğünüz gibi Naim’e havaalanında sordular, ‘O kapı İstanbul’a gidiyor. Bu kapı Sofya’ya gidiyor. Hangisine gideceksin?’ Tercüman var iki üç tane. Naim, ‘Ben İstanbul kapısına gidiyorum’ dedi. Orada Bulgarlara ‘Kusura bakmayın. Bizde demokrasi var. Adam dönmek istemiyor’ dediler. Ondan sonrasını biliyorsunuz. Türkiye’ye geldi ve Özal onu çok iyi karşıladı. Böylece Türkiye’ye yararlı birini kazandırmış olduk.”

Vatandaşlığa kavuşma gözyaşları

Daha sonraki yıllarda da Süleymanoğlu ile görüşmeye devam ettiğini aktaran Arda, bazen de onu Bursa’daki evinde misafir ettiğini söyledi.

Türkiye’ye 2 yıl önce dönerek Bursa’ya yerleştikten sonra Tunaboylular ve Deliormanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Süleyman Ulusoy’a vatandaşlık durumunu aktardığını belirten Arda, “Ulusoy da o dönem Bursa Milletvekili Mustafa Esgin’e durumu anlatıyor. O da sağ olsun bizi aldı Ankara’ya götürdü. O dönem İçişleri Bakanı Süleyman Soylu söz verdi ve sözünde durdu. Hepsine çok teşekkür ediyorum. 55 yıldan sonra kimliğimin üzerinde ay yıldızı gördüm. Postacı getirdiğinde hüngür hüngür ağladım. O da şaşırdı. Ondan sonra durumu anlattım. ’55 sene sonra buna kavuştum’ dedim. O da sevindi.” diye konuştu.

“Vefa borcumuzu ödemiş olduk”

Rasim Arda’nın Türk vatandaşlığına geçmesine vesile olan 27. Dönem AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin, Rasim Arda’nın Bulgaristan Türklerinin yaşadığı zulmü, acıyı, asimilasyonu bütün dünyaya duyuran Naim Süleymanoğlu’nun Türkiye’ye getirilmesi olayının baş kahramanı olduğunu ifade etti.

Arda’nın, Süleymanoğlu’nu tamamen inisiyatifi ve imkanlarıyla kaçırdığını anlatan Esgin, “Bulgaristan Türklerinin zulmünü bilmeden onları anlamak mümkün değil. Bu çerçevede çok kritik bir iş yapıyor Rasim abi. Onunla tanıştığımda Türk vatandaşı olmadığını öğrendim ve konuyu hemen o dönemki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ilettik. Birlikte bir heyet halinde gittik. İstisnai vatandaşlık sürecini başlattık. 55 yıllık bir rüya. Bu kadar kritik işlere imza atan bir görünmez kahramanın Türk vatandaşı olması Bulgaristan Türkleri adına çok önemli bir gelişmeydi.” ifadesini kullandı.

Tunaboylular ve Deliormanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Süleyman Ulusoy ise Rasim Arda’nın Türk vatandaşlığına geçmesinin sadece sıradan bir nüfus kağıdına kavuşma olayı olmadığını vurgulayarak “Ona hiç kimse böyle bir görev tanımlamadı. Ona ‘Bunu yap’ diyen olmadı ama bir Türk milliyetçisi olarak böyle bir şey planlamış. O dönemde Avustralya’da yaşayan ülkücü arkadaşlarla beraber bunu planlayıp gerçekleştirmişler. Bu aslında bir de şekilde özgürlüğe kaçıştır. Bugün Rasim Arda ağabeyimiz, ay yıldızlı kimliği cebinde taşımakta. Biz de Türkiye olarak kendisine bir vefa borcumuzu ödemiş olduk.” ifadesini kullandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x